Atatürk ilkeleri, 1930’larda Cumhuriyet Halk Partisi programında “altı ok” olarak simgeleşen, fakat kökeni Millî Mücadele’nin fiilî pratiklerine dayanan bir devlet felsefesidir. TürkAta bu ilkeleri parti sloganı olarak değil; Cumhuriyet’in anayasal omurgası olarak okur.
Cumhuriyetçilik
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 23 Nisan 1920’de açılan Meclis, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet biçimini aldı. Hanedan değil, seçilmiş temsil; kişi değil, kurum.
Milliyetçilik
Atatürk milliyetçiliği ırkçı bir kapanma değil; dil, tarih ve kültür birliğine dayanan yurttaş milletidir. “Ne mutlu Türküm diyene” cümlesi, aidiyeti kan değil irade olarak tanımlar. TürkAta’nın Türk Dünyası sayfası bu bakışı Avrasya ölçeğine taşır.
Halkçılık
Sınıf imtiyazının reddi, kanun önünde eşitlik ve halkın yönetime katılması. Medeni Kanun, kadın hakları ve eğitim seferberliği bu okun toplumsal yüzüdür.
Devletçilik
1930’ların şartlarında özel teşebbüsün yetmediği yerde kamu yatırımı: demiryolu, fabrika, banka. Devletçilik, ticareti yasaklamak değil; millî ekonomiyi ayağa kaldırmaktır.
Laiklik
Din ile devlet işlerinin ayrılması; vicdan hürriyeti. Halifeliğin kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat ve medeni hukuk laikliğin kurumsal adımlarıdır. Laiklik inancı yok saymaz; inancı siyasal zor aygıtı olmaktan çıkarır.
İnkılapçılık
Uygulanan devrimleri korumak ve çağın gereklerine göre yenilemek. Harf, kılık kıyafet, ölçü, takvim, soyadı — hepsi “muasır medeniyet” hedefine bağlanır.

