Nicomedia'nın (İzmit) ana caddesi. | |
Nikomedia Türkiye haritasındaki konumu. | |
| Diğer adı | Νικομήδεια (Yunanca) |
|---|---|
| Konum | İzmit, Kocaeli |
| Bölge | Bitinya |
| Koordinatlar | 40°45′45″K 29°55′3″D / 40.76250°K 29.91750°D / 40.76250; 29.91750 |
| Tarihçe | |
| Kurucu |
|
| Kuruluş | MÖ 712 |
| Kültür(ler) | Helenistik Dönem, Roma Dönemi, Selçuklu Dönemi |
| İlgili kişi(ler) | I. Justinianus, Arrian, Hannibal |
| Olay(lar) | Trakya Kralı Lysimakhos |
| Sit ayrıntıları | |
| Buluntu(lar) | Herakles (Herkül) heykeli, Athena heykeli, antik tiyatro, antik tünel, mermer kabartmalar, mozaik döşemeler, imparatorluk sarayı kompleksi |
| Durum | Kısmen restore |
| Kamusal erişim | Açık |

Nikomedya (Grekçe: Νικομήδεια; günümüz Türkiye'sinde İzmit), daha öncesinde Astakos (Grekçe: Ἀστακός, 'istakoz') olarak bilinen, Marmara Denizi'ne açılan İzmit Körfezi'nin en iç noktasında konumlanan, Bitinya bölgesinin en önemli antik kentidir. Şehir, MÖ 712/711'de Megara kolonisi olarak Astakos adıyla kurulmuş; Trakya Kralı Lysimakhos tarafından yıkıldıktan sonra MÖ 264'te Bitinya Kralı I. Nikomedes tarafından yeniden inşa edilerek Nikomedia adını almıştır.
Nikomedia, Helenistik Dönemden Roma dönemine ve Bizans dönemine uzanan yaklaşık iki bin yıllık tarihiyle Anadolu'nun kuzeybatısının tartışmasız en önemli kentlerinden biri olmuştur. MS 286'da İmparator Diocletianus tarafından Roma İmparatorluğu'nun doğu başkenti ilan edilen Nikomedia, İskenderiye, Roma ve Antakya ile birlikte imparatorluğun dört büyük metropolünden biri sayılmıştır. Bugün şehrin kalıntıları, yoğun nüfuslu modern sanayi kenti İzmit'in altında yatmaktadır.
Adın kökeni
Şehrin ilk adı olan Astakos, Antik Yunanca'da "istakoz" anlamına gelmektedir (Grekçe: Ἀστακός). İzmit Körfezi'nin antik dönemdeki adı da Astakos Körfezi (Grekçe: Ἀστακηνὸς κόλπος) olup bu ismin bölgede o dönemde yaygın biçimde yakalanan istakozdan kaynaklandığı düşünülmektedir.
Şehrin MÖ 264'te yeniden kuruluşunun ardından aldığı Nikomedia adı, kurucusu I. Nikomedes'in adından gelmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinde de aynı adla anılan şehir, Osmanlı fethinin ardından İzmit olarak anılmaya başlanmıştır; bu adın da Nikomedianın Türkçeye uyarlanmış biçimi olduğu kabul edilmektedir.
Coğrafya ve konumu
Nikomedia, İzmit Körfezi'nin en iç köşesinde, Marmara Denizi'ne bağlanan sığ sularda kurulmuştur. Doğal bir liman niteliği taşıyan körfez, kenti deniz ticareti için son derece elverişli kılmıştır. Şehrin hinterlandında büyük bir göl (bugünkü Sapanca Gölü) ve Sakarya Nehri yer almakta olup bu su kaynakları hem tarımsal üretimi hem de kentin stratejik önemini pekiştirmiştir. Antik yazarlara göre Nikomedia, Avrupa ile Asya arasındaki kara yollarının en kritik kavşak noktalarından birinde bulunuyordu; bu konum şehri hem ticari hem de askeri açıdan vazgeçilmez kılmıştır.
Strabo'ya göre şehir, verimli topraklara ve geniş bir ekonomik arka bölgeye sahip bir liman kenti olarak kısa sürede büyüyüp gelişmiştir.
Tarih
Astakos Kolonisi (MÖ 712–264)
Nikomedia'nın kurulduğu alanda bilinen ilk yerleşim, MÖ 712/711 yılında Megara kökenli Yunan kolonistler tarafından oluşturulan Astakos kentidir. Antik kaynaklar bu ilk yerleşime ilişkin çeşitli bilgiler aktarsa da bazı modern araştırmacılar, Astakos ve yakınındaki Olbia kolonisinin konumları ile birbirleriyle ilişkileri konusunda farklı görüşler öne sürmektedir. Nitekim bazı kaynaklarda daha önce Olbia adlı bir Megaralı koloninin de burada kurulduğu ileri sürülmektedir.
Astakos, Büyük İskender'in ardından Anadolu'nun siyasi kontrolünü ele geçirmeye çalışan diadoklar döneminde büyük bir yıkıma uğradı. Trakya ve kuzeybatı Anadolu'ya hâkim olan Lysimakhos, MÖ 4. yüzyılın sonlarında ya da MÖ 3. yüzyılın başlarında şehri yerle bir etti. Antik kaynaklar bu tahribatın kesin tarihini vermemekle birlikte, Lysimakhos'un bölgedeki hâkimiyetini pekiştirme politikasının bir parçası olduğu anlaşılmaktadır.
Bitinya Krallığı Başkenti (MÖ 264–74)
Astakos'un Lysimakhos tarafından tahrip edilmesinin ardından Bitinya Krallığı'nın ikinci hükümdarı I. Nikomedes (MÖ yakl. 278–255), Eusebius'un aktarımına göre MÖ 264 yılında şehri yeniden kurarak kendi adını verdi. Strabo ve Memnon gibi antik yazarlar da bu kuruluşu MÖ 265/264 yılına tarihler.
I. Nikomedes, Bitinya Krallığı'nın sınırlarını genişletmek ve iktidarını pekiştirmek amacıyla geniş çaplı diplomatik hamleler gerçekleştirdi. Kuzey Anadolu'ya geçiş izni verdiği Galatlar (Keltler) aracılığıyla iç rakibini bertaraf etti ve Bitinya'yı yeniden tek elden yönetmeye başladı; bu süreçte söz konusu Galatlar daha sonra Galatya'yı kuracak olan topluluğun çekirdeğini oluşturdu. I. Nikomedes ayrıca Heraklea Pontika, Byzantion ve Kios gibi şehirlerle ittifaklar kurarak krallığını güçlendirdi.
Nikomedia, kuruluşunun hemen ardından önemli bir liman ve ticaret merkezi hâline geldi. Verimli tarım arazileri ve Avrupa'yı Asya'ya bağlayan yollar üzerindeki stratejik konumu sayesinde şehir hızla büyüdü. Bitinya Krallığı'nın ardı ardına gelen hükümdarları —I. Prusias, II. Prusias ve II. Nikomedes— şehri kendi başkentleri olarak kullandılar ve çeşitli yapı projeleriyle donattılar. Hannibal da hayatının son döneminde Bitinya sarayına sığınmış ve yakınlarda intihar etmiştir (bkz. Hannibal ve Nikomedia).
Son Bitinya Kralı IV. Nikomedes, Pontus Krallığı Hükümdarı VI. Mithridates karşısında güç duruma düşünce Roma Senatosu'ndan destek aldı. Nikomedes MÖ 74'te ölümünden önce hazırladığı vasiyetname ile Bitinya Krallığı'nı Roma Cumhuriyeti'ne bıraktı.
Roma Dönemi (MÖ 74 – MS 330)
Bithynia et Pontus Eyaletinin Başkenti
MÖ 74'te Roma hâkimiyetine giren Nikomedia, birleştirilen Bithynia et Pontus eyaletinin başkenti oldu. MÖ 29'da Roma İmparatoru Augustus döneminde kurulan Koinon (eyalet meclisi), merkezi Nikomedia'da bir Augustus ve Roma tapınağı inşa etti. Böylece Nikomedia, eyaletin dinî ve siyasi açıdan da merkezi hâline geldi.
Tarihin bu dönemine ışık tutan en değerli kaynakların başında Genç Plinius'un (MS 110–112) vali sıfatıyla bölgede bulunduğu dönemde Traianus ile yürüttüğü yazışmalar gelmektedir. Plinius'un mektuplarında Nikomedia'nın bayındırlık projeleri, yapıların bakımı ve yönetim sorunlarına ilişkin son derece ayrıntılı bilgiler yer almaktadır: Plinius, 3.318.000 sesterçe harcanmasına karşın tamamlanamamış su kemerinden, kent meclisinin bina durumundan, Kybele tapınağından, forumdan ve büyük bir yangından söz etmektedir. İmparator Traianus'un bu mektuplara verdiği yanıtlarda su kemerinin tamamlanması için Plinius'u görevlendirdiği ve israf ile olası yolsuzlukları soruşturması gerektiğini vurguladığı görülmektedir.
Hadrianus döneminde (MS 117–138), Nikomedia özel bir ayrıcalık kazandı: İmparatorun eyaletleri ve kentleri "yeniden kurucu" sıfatıyla onurlandırdığı sikke serisinde Nikomedia, adının ayrıca zikredildiği tek şehir olarak dikkat çekmektedir. Bu, kentin Roma dünyasındaki özel konumunu açıkça ortaya koymaktadır. Nikomedialı tarihçi ve devlet adamı Arrianus, Hadrianus'un yakın çevresinde yer almış; bu dönemde imparatorun dostluğunu kazanmıştır (bkz. Arrianus).
Septimius Severus döneminde (MS 193–211) Nikomedia'da Severeia adı verilen bir festival düzenlendi. Caracalla ise MS 214/215 kışını şehirde geçirerek Part Savaşı hazırlıklarını buradan yürüttü. MS 253/256'da Gotlar şehri ele geçirip yağmaladı; ancak halkın değerli eşyalarının büyük bölümünü önceden kurtardığı aktarılmaktadır.
Dio Khrysostomos, 1. ile 2. yüzyıllar arasındaki dönemde şehri parlak ve müreffeh bir kent olarak tasvir etmektedir; bununla birlikte Nikomedia ile komşu Nikaia (bugünkü İznik) arasında süregelen şiddetli rekabete de dikkat çekmektedir.
Tetrarkia ve Diocletianus Dönemi (MS 284–305)
MS 284'te imparator olan Diocletianus, MS 286'da tetrarşi (dört imparatorlu yönetim) sistemini hayata geçirdi ve Nikomedia'yı imparatorluğun doğusundaki en kıdemli başkent olarak seçti. Bu tercihte şehrin Tuna ile Fırat cepheleri arasındaki elverişli konumu belirleyici rol oynadı.
Diocletianus'un döneminde Nikomedia köklü bir dönüşüm geçirdi: Muazzam bir imparatorluk sarayı, cephanelik (fabrica), darphane, yeni tersaneler ve muhtemelen bir hipodrom inşa edildi. Lactantius'un De Mortibus Persecutorum adlı eserinde aktardığına göre büyük kilise, imparatorluk sarayının hemen karşısındaki tepede yer alıyordu; bu yakınlık, Hristiyanlığın o dönemde ulaştığı görünürlüğü ve gücü gözler önüne sermektedir.
MS 293'te tetrarşi sisteminin uygulamaya girmesiyle birlikte Galerius Sezar (Doğunun küçük imparatoru) oldu ve Nikomedia Diocletianus ile Galerius'un birlikte ikamet ettiği şehre dönüştü. Bu dönem Nikomedia'nın siyasi açıdan doruğa ulaştığı yıllar olmakla birlikte aynı zamanda en kanlı olayların da sahnesi oldu.
Büyük Hristiyan Zulmü (MS 303–313)
MS 303 yılının 23 Şubatı —Terminalia pagan bayramı— Hristiyan tarihinin en karanlık sayfalarından birinin başlangıcına denk gelir. Bu tarihte Nikomedia'da inşa edilmiş ve imparatorluk sarayına bakan tepede yükselen büyük kilise, Diocletianus'un emriyle yıkıldı; kutsal yazılar yakıldı, değerli eşyalara el konuldu. Ertesi gün Diocletianus, "Hristiyanlara Karşı Birinci Ferman"ı yayımladı: Bu ferman kiliselerin yıkılmasını, kutsal metinlerin yakılmasını, Hristiyan toplantılarının yasaklanmasını ve devlet kademelerindeki Hristiyanların köle statüsüne indirgenmesini öngörüyordu.
Nitekim fermanın Nikomedia'da ilanının ardından Eutius adlı bir Hristiyan, metni alenen yırtarak "İşte Gotya ve Sarmatya zaferleriniz!" diye bağırdı; derhal tutuklanarak diri diri yakıldı ve böylece zulmün ilk şehidi oldu.
Kilisenin tahribatı şehirde büyük bir paniğe yol açtı. Ayın sonuna doğru Diocletianus'un sarayının bir bölümünü gizemli bir yangın sardı; on altı gün sonra sarayın başka bir kanadı daha alev aldı. Yangınların sorumlusu hiçbir zaman resmî olarak tespit edilemedi; ancak Galerius, suçu Hristiyanlara yıkarak şiddetli bir kovuşturma başlattı. Saraydaki iki hadımın idamı ve Nisan 303'ün sonuna kadar kesintisiz süren altı infazın ardından Galerius, Nikomedia'yı "güvensiz" ilan ederek göstermelik bir kalabalıkla Roma'ya hareket etti; Diocletianus da kısa süre sonra onu takip etti.
Bu dönemde Nikomedia'da hayatını kaybeden Hristiyan şehitler arasında pek çok önemli isim bulunmaktadır:
- Aziz Georgios (Aziz George): Nikomedia'da şehit edildiği rivayet edilmektedir. Efsaneye göre ordu mensubu olan Georgios, imparator fermanlarını alenen reddedip Hristiyanlığını açıkça ilan etmiş ve MS 303'te idam edilmiştir.
- Aziz Panteleimon (Aziz Pantaleon): Nikomedialı bir hekim olan Panteleimon, MS 305'te öldürülmüştür. Doğu Kilisesi'nin en büyük şehitlerinden biri sayılmaktadır.
- Nikomedyalı Barbara (Aziz Barbara): 3. yüzyıla ait Nikomedialı şehit.
- Nikomedyalı Anthimus: Şehrin piskoposu olup zulüm sırasında öldürüldüğü aktarılmaktadır.
- Nikomedyalı Adrian: MS 306'da şehit edilen asker.
- Nikomedyalı Juliana: MS 304'te hayatını kaybeden şehit.
- Nikomedia'nın 20.000 Şehidi: Doğu Kilisesi geleneğine göre MS 304'teki Noel Günü, Hristiyanları toplu olarak ibadet ederken bulan Diocletianus kilisenin kapılarını kapattırıp binayı ateşe verdirmiş; içerideki binlerce kişi alevler içinde şehit düşmüştür. Bazı Bizans litürjik kaynakları şehit sayısını 20.000 olarak vermekte, ancak modern tarihçiler bu rakamın sembolik ya da hagiografik nitelik taşıdığını vurgulamaktadır.
Bu zulüm dönemi, kilise tarihçisi Kaisarialı Eusebius tarafından da ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. Eusebius, Nikomedia'daki ilk kurbanların adlarını aktarmakta; özellikle Diocletianus'un evindeki sofra görevlisi (cubicularius) Petros'un tanınmış hikâyesini aktarmaktadır.
Konstantinus ve Geçiş Dönemi (MS 306–330)
Diocletianus'un MS 305'te Nikomedia'da tahttan çekildiğini ilan etmesiyle tetrarşi sistemi sarsılmaya başladı. Güç mücadelelerinin derinleştiği bu süreçte Nikomedia'yı doğunun başkenti olarak yönetimine katan Licinius, I. Konstantin ile birçok kez çatışmaya girdi. Licinius, MS 324'te Hrisopolis Muharebesi'nde (modern Üsküdar) I. Konstantin tarafından kesin biçimde yenilgiye uğratıldı; böylece Nikomedia, tek imparatorun hükmü altında Roma'nın doğu başkenti olmayı sürdürdü.
I. Konstantin MS 324–330 yılları arasında ağırlıklı olarak Nikomedia'da ikamet etti. MS 330'da yakınlardaki Byzantion'u yeni başkent ilan ederek Konstantinopolis adını verdi. Buna karşın Nikomedia, Asya yollarının başkente kavuştuğu kavşak noktasındaki stratejik konumu sayesinde önemini yitirmedi. I. Konstantin MS 337'de, Nikomedia yakınlarındaki bir kraliyet villasında hayatını kaybetti ve Konstantinopolis'te Havariyyun Kilisesi'ne defnedildi.
Geç Roma ve Erken Bizans Dönemi (MS 330–800)
Konstantinopolis'in başkent oluşunun ardından Nikomedia siyasi ağırlığını yavaş yavaş yitirmeye başlasa da yeni başkente giden bütün Asya yollarının kavşak noktasında bulunması, şehrin önemini uzunca bir süre canlı tuttu.
MS 358'in 24 Ağustos'unda yaşanan büyük bir deprem Nikomedia'yı büyük ölçüde harap etti; ardından çıkan yangın yıkımı tamamladı. Ammianus Marcellinus bu felaketi ayrıntılı biçimde aktarmaktadır. Depremin ardından şehir daha mütevazı bir ölçekte yeniden kuruldu.
MS 451'de yerel piskoposluğun statüsü Ekümenik Konstantinopolis Patrikhanesine bağlı bir metropol piskoposluğuna yükseltildi. Nikomedia metropolü, Kilise'nin Notitiae Episcopatuum listesinde patrikhanenin metropolleri arasında 7. sıraya yerleştirildi.
MS 6. yüzyılda İmparator I. Justinianus, Nikomedia'yı yeni kamu binaları ve altyapı yatırımlarıyla yeniden düzenledi; Konstantinopolis'i doğuya bağlayan anayolu da onarıp güçlendirdi. Libanios'un aktardığına göre bu dönemde şehir, başı Libanios'un kendisinin çektiği önemli bir felsefe ve eğitim merkezi hâline geldi.
MS 746–747 yıllarında Konstantinopolis'i kasıp kavuran veba salgını İmparator V. Konstantinos'u başkenti geçici olarak terk etmek zorunda bıraktı ve hükümdar bu süreçte sarayını Nikomedia'ya taşıdı.
Orta Bizans Dönemi (MS 800–1204)
840'lı yıllardan itibaren Nikomedia, Optimatoi themasının (askerî-idarî bölge) başkenti konumuna getirildi. Bu dönemde antik kentin körfeze bakan bölümünün büyük ölçüde terk edildiği ve yerleşimin savunulabilir tepelere çekildiği görülmektedir. Nitekim Pers coğrafyacı İbn Hurdazbih, şehrin antik merkezini harabe olarak tarif etmektedir.
MS 8. ve 9. yüzyıllarda Nikomedia, Arap akınlarına ve Paulikiyenlere karşı yürütülen Bizans seferlerinde kritik bir askeri üs işlevi gördü; Herakleios, II. Justinianus, III. Leon ve Artabasdos gibi imparatorların yürüttüğü seferlerde önemli bir rol üstlendi.
MS 800–815 yılları arasında piskoposluk görevini yürüten Nikomedyalı Theofilaktos, şehirde büyük bir ptokheion (yoksullar yurdu) ile manastır kompleksi inşa ettirdi; bu dönemde imparatorluk misafirhanesi de kuruldu.
MS 1073'te Ioannes Komnenos Nikomedia'da imparator ilan edildi; bu olay şehrin Bizans iç siyasetindeki ağırlığını koruduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Selçuklu Tehdidi ve Haçlı Seferleri Dönemi (1071–1204)
MS 1071'deki Malazgirt Muharebesinin ardından Türkmen boyları hızla Anadolu içlerine yayılmaya başladı. Nikaia'yı MS 1081'de ele geçiren Selçuklular, Nikomedia'yı da tehdit altına aldı. I. Aleksios Komnenos bu süreçte Nikomedia'yı bölgedeki Selçuklu ilerleyişini durdurmak için ana üssü olarak kullandı; ancak yoğun nüfus surların içine sığınmak zorunda kaldı ve Türkmenler çevredeki kırsal alanları denetim altına aldı.
I. Haçlı Seferi orduları (1096–1097) Nikomedia'ya uğrayarak kısa süreli konaklamalar yaptı. II. Haçlı Seferi (1147) sırasında da Haçlı kuvvetleri şehirde karargâh kurdu. Odo de Deuil'in aktarımına göre bu dönemde şehrin büyük bölümü, dikenli çalılarla kaplı yüksek yıkıntılardan ibaret bir harabeye dönmüştü; yalnızca tepedeki kale ve çevresindeki mahalle hâlâ iskân ediliyordu.
Latin İşgali ve Nikaia İmparatorluğu Dönemi (1204–1261)
1204'teki IV. Haçlı Seferi sonucunda Konstantinopolis'in Latinlerin eline geçmesiyle birlikte Nikomedia da 1206 sonunda Latin İmparatorluğu'nun kontrolüne girdi. Seneşal Thierry de Loos şehre yerleşerek Ayasofya Kilisesi'ni ana kale olarak tahkim etti; ancak Nikaia İmparatorluğu kurucusu I. Theodoros Laskaris, Nikomedialı kuvvetlere karşı sürekli baskı uyguladı. Laskaris'in Loos'u esir almasının ardından 1207'de Flandre'lı Henri, kalelerin yıkılması karşılığında şehri Nikaia'ya devretmeyi kabul etti.
Yaklaşık 1240 yılına kadar Latinler Nikomedia üzerindeki denetimlerini çeşitli dönemlerde yeniden tesis etti; ardından şehir kesin biçimde Nikaia İmparatorluğu'nun hâkimiyetine girdi. 1261'de Konstantinopolis'in Bizans'a dönüşünün ardından Nikomedia Palaiologosların yönetimine geçti.
Osmanlı Kuşatması ve Fethi (1302–1337)
Bafeus Muharebesi (1302): Osmanlı beyi Osman Gazi'nin Bizans kuvvetlerini Nikomedia yakınlarındaki Bafeus'ta (Koyunhisar) ağır bir yenilgiye uğratması, bölgede dengeleri köklü biçimde değiştirdi. Bu yenilginin ardından çevredeki köylü nüfus surlar içine çekilirken Türkmenler kırsal alanın kontrolünü ele geçirdi.
Şehir 1304 ve 1330'da Osmanlı kuvvetleri tarafından kuşatıldı; 1330'daki kuşatma sırasında halk kıtlıkla yüz yüze geldi ve VI. İoannes Kantakuzenos deniz yoluyla şehre erzak ulaştırarak durumu geçici olarak kurtardı.
Nikomedia nihayet Orhan Gazi döneminde, 1337 yılında Osmanlı Devleti'nin hâkimiyetine girdi. Orhan Gazi, şehrin surlarını onardı; bugün hâlâ ayakta olan surların bir bölümü hem Roma hem de Bizans dönemine ait izler taşımaktadır. Osmanlı döneminde şehir, zamanla günümüzdeki İzmit adını aldı.
Önemli Şahsiyetler
Hannibal ve Nikomedia
Kartaca'nın efsanevi komutanı Hannibal Barca (MÖ 247–183), hayatının son dönemini Bitinya Krallığı'nda geçirdi ve ölümüne ramak kala Nikomedia ile yakından bağlantılı oldu.
Hannibal, Zama Muharebesi'nde (MÖ 202) Scipio Africanus'a yenilmesinin ardından siyasi baskılarla Kartaca'dan kaçmak zorunda kaldı. Önce III. Antiokhos'un Seleukos sarayına sığındı; Antiokhos'un Roma karşısında Magnesia Muharebesi'nde (MÖ 190) yenilgiye uğramasının ardından ise Hannibal yeniden kaçmak durumunda kaldı. Girit'te kısa bir süre kaldıktan sonra Ermenistan'a geçti; bazı kaynaklara göre bu dönemde Kral Artaksias'a yardımıyla başkent Artaksata'nın planlanmasına katkıda bulundu. MÖ 188 civarında ise Bitinya Krallığı'na ulaştı.
Kral I. Prusias, Roma'nın müttefiki Pergamon Krallığı'na karşı sürdürdüğü savaşta Hannibal'ın askeri dehasından yararlandı. Antik kaynaklara göre Hannibal bu dönemde özellikle deniz savaşlarında Prusias'a büyük katkılar sağladı; bir deniz muharebesinde yılanlarca dolu çömlek fırlatarak düşman gemilerini paniğe düşürdüğü aktarılmaktadır.
Ancak Roma'nın diplomatik baskısı Hannibal'ı burada da takip etti. Roma Senatosu'nun elçisi, eski konsül Titus Quinctius Flamininus, görünürde başka bir diplomatik görevle Prusias'ın sarayına geldi; ancak Hannibal'ı yaşlı ve artık tehlikesiz gören Roma Senatosu'nun aksine Flamininus, rakibinin yaşamasına razı değildi ve Prusias'ı onu teslim etmeye zorladı. Prusias, bu baskı karşısında boyun eğdi.
Hannibal, yakalanacağını anlayıp kaçış yollarının kesildiğini öğrenince Roma'ya teslim olmaktansa zehir içerek intihar etti. Bu olay MÖ 183 yılında (bazı kaynaklara göre MÖ 181), Nikomedia'nın yakınındaki antik Libyssa (bugünkü Gebze yakınları, Diliskelesi) köyünde gerçekleşti. Antik kaynaklarda aktarılan bir kehanet, Hannibal'ın Libyssa toprağına gömüleceğini öngörmüştü; Hannibal'ın bu kehanetin Kuzey Afrika'daki Libya'ya işaret ettiğini sandığı, oysa kaderin onu Bitinya'daki bu küçük köye götürdüğü rivayet edilir.
Hannibal'ın mezarı, bugün Gebze'nin Eskihisar Mahallesi'nde bulunmakta olup bir anıt mezarla işaretlenmiştir. Romalı tarihçi Titus Livius, Hannibal'ın ölümünü büyük bir komutanın trajik sonu olarak aktarır. Tarihte "Roma'nın en büyük düşmanı" olarak anılan Hannibal, ölümünden yüzyıllar sonra bile Batı dünyasının askeri ve siyasi yazınında derin izler bırakmıştır.
Arrianus
Arrianus (Latince tam adı: Lucius Flavius Arrianus Nicomediensis; Yunanca: Ἀρριανός; MS yakl. 86/89 – 146/160 sonrası), Nikomedia'da doğmuş Yunan asıllı tarihçi, devlet adamı, askeri komutan ve filozoftur. Antik çağın en güvenilir tarih yazarlarından biri olarak kabul edilen Arrianus, Büyük İskender'in seferlerini anlattığı Anabasis Alexandri adlı eseriyle tanınır; bu eser günümüzde de İskender tarihi üzerine yazılmış en değerli kaynak olarak kabul edilmektedir.
Nikomedia'nın köklü bir Hellen-Roma aydın geleneğine sahip başkent ortamında yetişen Arrianus, olasılıkla MS 105–113 yılları arasında Nicopolis'te (Epirus) ünlü Stoacı filozofu Epiktetos'un derslerini takip etti. Arrianus, hocasının sözlü öğretilerini kaleme alarak hem Diatribai (Söyleşiler) hem de Enkheiridon (El Kitabı) adlı eserleri derledi; bu eserler Stoacı felsefenin en önemli başvuru kaynakları arasına girdi.
MS 126'da imparator Hadrianus'un Atina'yı ziyareti sırasında ikisi arasında yakın bir dostluk kuruldu. Arrianus, Hadrianus'un yakın çevresine dahil olarak Roma vatandaşlığı hakkını elde etti ve üst düzey devlet kademelerine yükseldi; MS 131–137 yılları arasında Kappadokia valisi olarak görev yaptı. Bu görev sırasında Karadeniz sahillerini dolaşarak Periplus Ponti Euxini adlı eserini yazdı.
Arrianus, çağının en üretken kalemlerinden biriydi. Anabasis Alexandri (7 kitap) ve ekindeki Indikanın yanı sıra; Parti tarihi (Parthika), İskender sonrası olaylar (Ta meta Alexandron), avcılık (Kynegetikos), savaş taktikleri (Taktika) ve Alanlara karşı yürütülen sefer (Ektaksis kata Alanon) gibi konularda da eserler verdi. Çağdaşları tarafından "yeni Ksenophon" lakabıyla onurlandırılan Arrianus, hem bir devlet adamı hem de bir entelektüel olarak Nikomedia'nın Roma İmparatorluğu'na sunduğu en büyük kişisel katkılardan birini temsil etmektedir.
Diocletianus
Diocletianus (MS yakl. 244–311), MS 284'ten 305'e kadar hüküm süren Roma imparatoru olup Nikomedia'yı doğu imparatorluğunun başkenti seçmesiyle şehrin tarihinde yeni bir çığır açtı. Nikomedia'da hayatının büyük bölümünü geçiren imparator, 305'te yine bu şehirde tahttan çekildiğini ilan etti.
Diğer Önemli İsimler
- Aziz Georgios (MS ö. 303) – şehit
- Nikomedyalı Barbara (3. yüzyıl) – şehit
- Aziz Panteleimon (MS ö. 305) – şehit, hekim
- Nikomedyalı Adrian (MS ö. 306) – şehit
- Nikomedyalı Anthimus (MS ö. 303 ya da 311–312) – piskoposluk şehidi
- Nikomedyalı Juliana (MS ö. 304) – şehit
- Nikomedyalı Theofilaktos (MS ö. 845) – piskopos, Doğu Ortodoks Kilisesi'nce aziz
- Mikhael Psellos (1017/1018 – yakl. 1078/1096) – Bizans dönemi Yunan yazar, filozofu, politikacı ve tarihçi
- Maksimos Planudes (yakl. 1260 – yakl. 1305) – Yunan bilgin, antolojist, çevirmen ve dilbilimci
- Harun ben Eliya (1328/1329–1369) – Karait Yahudi düşünürü
Kentsel Yapı ve Mimari
Su Kemerleri ve Su Temini
Nikomedia, Roma dünyasının en iyi su teminine sahip kentleri arasında yer alıyordu. Antik kaynaklar, şehre iki ya da üç su kemerinin hizmet ettiğinden söz etmektedir; bunlardan birinin Helenistik dönemden kaldığı bilinmektedir.
Genç Plinius, MS 110 yılında İmparator Traianus'a yazdığı mektuplarda Nikomedialıların 3.318.000 sesterçe harcayarak iki kez başladıkları ancak bir türlü bitiremeyip yarım bıraktıkları su kemeri projesinden yakınmaktadır. Traianus, Plinius'tan projeyi tamamlatmasını ve olası yolsuzlukları soruşturmasını istedi.
Tapınaklar ve Dinî Yapılar
Antik kaynaklar ve yazıtlar aşağıdaki yapıları Nikomedia'da konumlandırmaktadır:
- Demeter Tapınağı: Limanın üzerinde yükselen bir tepede, kutsal bir sınır duvarıyla çevrilmiş büyük bir avlu içinde yer alan en önemli dinî yapı.
- Roma Tapınağı (MÖ 29): Augustus döneminde kent meclisine (koinon) ait olup Augustus ile Roma'ya adanmıştır.
- Kybele Tapınağı: Genç Plinius'un mektuplarında sözü edilen tapınak.
- İsis Tapınağı ve Gerusia Salonu: Plinius'un Traianus'a yazdığı mektuplarda birlikte zikredilen yapılar.
- Commodus Tapınağı: İmparator Commodus onuruna inşa edilmiştir.
Kamusal Yapılar
- Forum: Plinius'un mektuplarında sözü edilen büyük açık meydan.
- Senato Binası (Curia): Kent yönetimine ev sahipliği yapan yapı.
- Tiyatro: Liman yakınında bir tiyatronun varlığına ilişkin yazıtlar ve arkeolojik kalıntılar bulunmaktadır.
- Sütunlu Cadde (Cardo Maximus): Helenistik kentlerin tipik özelliği olan ve liman ile Demeter kutsal alanı arasında uzandığı tahmin edilen sütun dizileriyle çerçevelenmiş büyük cadde.
- Nymphaeum: İstanbul Caddesi'nde günümüze ulaşmış olan MS 2. yüzyıla ait mermer çeşme anıtının kalıntıları.
- Büyük Sarnıç: Yahudi mezarlığı alanında tespit edilen antik sarnıç.
Diocletianus Sarayı Kompleksi
Diocletianus'un Nikomedia'daki saray kompleksi, imparatorluğun muhteşem bir dönemine tanıklık eden anıtsal bir yapı topluluğuydu. Antik kaynaklar kompleksin büyüklüğü ve görkemi konusunda hemfikirdir; ancak Konstantinopolis'in başkent olmasının ardından geçen yüzyıllarda büyük ölçüde tahrip olmuş ve bugün modern kentsel doku altında kalmıştır. Çukurbağ Mahallesindeki kurtarma kazıları, saray kompleksine ait dev bir imparatorluk kültü alanını gün yüzüne çıkarmıştır (bkz. Arkeoloji).
Surlar ve Savunma Yapıları
Nikomedia, Diocletianus dönemine ait uzun şehir surları ve tepedeki Orta Çağ kalesiyle çevriliydi. Bugün hâlâ görülebilen bu surların büyük bölümü iki ayrı inşaat evresine —Roma ve Bizans dönemine— ilişkin izler taşımaktadır. Orhan Gazi şehri fethettikten sonra surları onarttırdı.
Arkeoloji
Kazı Tarihi
Nikomedia'nın antik kalıntıları, büyük ölçüde modern İzmit kentinin yoğun yapılaşması altında kalmaktadır; bu durum kapsamlı arkeolojik çalışmaları ciddi biçimde güçleştirmektedir. 20. yüzyılın kentleşme dalgasından önce, Roma kenti surlarının seçili bölümleri ile çok sayıda su kemeri ayakta duruyordu. Bunların yanı sıra 2. yüzyıl Roma nymphaeum'unun temelleri, Yahudi mezarlığındaki büyük sarnıç ve liman duvarının kalıntıları da görünür durumdaydı.
1937'de bazı yapı kalıntıları ve yazıtlar tesadüfen gün yüzüne çıktı; ancak bu bulgular sistematik bir kazı çalışmasıyla takip edilemedi.
1999 Depremi Sonrası Kurtarma Kazıları
17 Ağustos 1999 İzmit Depremi şehirde büyük yıkıma yol açtı; bununla birlikte, hasarlı yapıların enkazının kaldırılması sırasında antik Nikomedia'ya ait zengin buluntular da gün yüzüne çıktı. 2001 ve 2009 yıllarında, İzmit merkezi Çukurbağ Mahallesi'ndeki hasar görmüş bir binanın bodrum katında Herakles, Athena, Diocletianus ve Konstantinus'a ait heykeller başta olmak üzere özgün renk katmanları hâlâ korunmuş iri mermer kabartma paneller keşfedildi.
Çukurbağ Arkeoloji Projesi
2015 yılında TÜBİTAK'ın desteğiyle başlatılan Çukurbağ Arkeoloji Projesi, Oxford Üniversitesi ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğretim üyesi Tuna Şare Ağtürk liderliğinde yürütülmüştür. 2015–2018 yılları arasında sürdürülen çalışmalar kapsamında bulgular temizlendi, fotoğraflandı, envanteri çıkarıldı, üç boyutlu taramaları yapıldı, kısmen restore edildi; mikroskopik ve çok spektrumlu görüntüleme ile pXRF analizi gibi tahribatsız yöntemlerle kimyasal analizleri gerçekleştirildi.
Projenin bulguları şunlardır:
- 66 kabartma paneli: Bunlar Roma sanatında günümüze ulaşmış en iyi korunmuş renkli kabartmalar olma özelliğini taşımaktadır. Parlak renklerin bu denli iyi korunmuş olması, yapının MS 358 depremi gibi ani bir felaketle hızla çöktüğüne işaret etmektedir.
- Anıtsal merdivenler: 2016 kurtarma kazılarında imparatorluk kompleksine ait büyük bir merdivenin kalıntıları ortaya çıkarıldı.
- İmparatorluk kültü alanı: Buluntuların, Diocletianus döneminde bir imparatorluk sarayı içinde yer alan iki katlı aediculated (nişli) bir imparatorluk tören salonunu bezettiği belirlendi.
- Tetrarkik sanat örnekleri: Kabartmalar, imparatorların ve yönetimin yeni ve özgün temsil biçimleri de dahil olmak üzere dönemin sanat anlayışına ışık tutmaktadır; bazı panellerde daha önceki yapılardan devşirilen bloklara rastlanmıştır.
Tuna Şare Ağtürk, bu çalışmalar için ayrıca Avrupa Birliği Komisyonu Marie Curie Bursu ve Harvard Üniversitesi Radcliffe Bursu'na layık görüldü.
2016 Kazıları
Nisan 2016'da Kocaeli Müzesi gözetiminde daha kapsamlı bir kazı çalışması başlatıldı. İmparatorluk saray kompleksinin 60.000 metrekarelik bir alana yayıldığı tahmin edilmektedir.
Kocaeli Üniversitesi bünyesindeki Arkeoloji bölümü de bölgedeki tarihî araştırmalara katkı sağlamaktadır.
Bilinen Kalıntılar
Uzun yıllar boyunca çeşitli kurtarma kazılarında gün yüzüne çıkan ya da tesadüfen bulunan başlıca kalıntılar şunlardır:
- Herakles (Herkül) heykeli
- Athena heykeli
- Diocletianus ve Konstantinus'a ait heykeller
- Tetrarkik döneme ait boyalı mermer kabartma paneller
- Antik tiyatro kalıntıları
- Roma savunma surlarının bölümleri
- Antik tünel
- Mozaik döşemeler
- Mermer mimari parçalar: sütun gövdeleri, sütun başlıkları, arşitrav parçaları
- Kilise templon panoları ve templon ayakları
- Augustus ve Roma onuruna inşa edilmiş tapınak temelleri (MÖ 29)
Hristiyanlık Tarihi
Nikomedia, Roma imparatorluğunun doğusundaki ilk Hristiyanlaşan kentlerin başında geldi. Bitinya Primanın dinî merkezi ve dini açıdan çok önemli bir piskoposluk makamına ev sahipliği yapan Nikomedia'da ilk piskoposun Havariler'den Prokhor olduğu rivayet edilmektedir.
MS 170 civarında Korinthoslu Dionysios, Nikomedialı inanlılara bir mektup gönderdi. MS 3. yüzyılın sonlarına doğru Novatianusçular da kentte varlık gösterdi.
4. yüzyılda Diocletianus zulmünden önce, büyük bir kilisenin imparatorluk sarayına bakan tepede yükseldiği bilinmektedir. Bu, Hristiyanların toplumdaki görünürlüğünü ve ekonomik açıdan güçlenen konumlarını gözler önüne sermektedir. Diocletianus'un karısı ve kızının kiliseye sempatiyle yaklaştığı rivayet edilmektedir.
MS 451'deki Kadıköy Konsili sırasında Nikomedia piskoposluğu, patrikhanenin 7. metropolü statüsüne yükseltildi. Nikomedia metropolüne bağlı piskoposluk bölgeleri arasında Khalkedon, Prusa, Apollonias, Hadrianoi, Bithynion, Nikaia, Khios, Neokaisareia ve Prusias yer almaktaydı.
Öne Çıkan Özellikler
Ekonomi ve Ticaret
Antik dönem boyunca Nikomedia'nın en büyük güçlerinden biri, Avrupa ile Asya arasındaki kara ve deniz yollarının kesiştiği noktadaki konumuydu. Liman, Marmara Denizi üzerinden Akdeniz ile kurulan bağlantıyı kolaylaştırıyor; kara yolları ise Orta Anadolu'ya, Kapadokya'ya ve ötesine uzanıyordu. Hinterlandındaki verimli tarım arazileri önemli tarımsal çıktı sağlarken şehir, her çağda aktif bir ticaret merkezi işlevi gördü.
Bizans döneminde Nikomedia, kommerkiarioi (gümrük vergi görevlileri) için önemli bir merkeze dönüştü. Bu durum, şehrin 8. ve 9. yüzyıllarda bile canlı bir ticaret merkezi olmayı sürdürdüğüne işaret etmektedir.
Askeri Önemi
Nikomedia, Bitinya Krallığı'nın kurulduğu dönemden Osmanlı fethine dek, tarihinin büyük bölümünde önemli bir askeri merkez oldu. Diocletianus döneminde inşa edilen cephanelik (fabrica armaturarum), şehri İmparatorluğun stratejik bir silah üretim merkezi hâline getirdi. Bizans döneminde burası; Arap akınları, Paulikiyen tehditleri ve Türkmen saldırılarına karşı sürdürülen savunma savaşlarının ana üssü oldu.
Kanal Projesi
Sapanca Gölü ve Sakarya Nehri üzerinden Marmara Denizi ile Karadeniz'i birbirine bağlayacak bir kanal kazma projesi, tarih boyunca pek çok kez gündeme geldi; ancak hiçbir zaman hayata geçirilemedi. Genç Plinius bu projeyi Traianus'a önermiş, sonraki dönemlerde I. Justinianus, Kanuni Sultan Süleyman ve diğer dönem yöneticileri de tasarıyı yeniden ele almıştır.
Osmanlı Dönemi
Orhan Gazi'nin 1337'de şehri fethinin ardından Osmanlı İmparatorluğu döneminde İzmit adıyla anılan kent, önce Osmanlı'nın Hüdavendigâr Vilayeti'ne, daha sonra Kocaeli Sancağı'na bağlandı. Osmanlı döneminde şehir, özellikle İstanbul'a deniz yoluyla bağlantısı sayesinde önemli bir sanayi ve ticaret merkezi olmayı sürdürdü. Karamürsel'de Osmanlı'nın ilk tersanelerinden biri inşa edildi.
Günümüz
Antik Nikomedia'nın büyük bölümü, bugünkü sanayi kenti İzmit (Kocaeli'nin il merkezi) altında gizlidir. Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarından bazıları bu şehirde faaliyet göstermektedir. 1999 depremi hem büyük acılara yol açmış hem de muazzam bir arkeolojik zenginliğin keşfedilmesine zemin hazırlamıştır.
Kocaeli Müzesi arkeolojik buluntuları sergilemeye devam etmekte; Çukurbağ Arkeoloji Projesi çalışmaları ise uluslararası akademik çevrelerde büyük ilgi görmektedir. Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nün katkılarıyla birlikte, İzmit'in bu kadim tarihi yavaş yavaş bilim dünyasının gündemine taşınmaktadır.
İzmit Körfezi'nde büyük bir kısmı hâlâ su altında kalan ve I. Aleksios Komnenos tarafından yaptırıldığı rivayet edilen bir kale de dikkat çekici yapılar arasındadır. Birçok araştırmacı, bu kalenin Hastings Muharebesi'nin ardından Bizans İmparatorluğu'na sığınan Sakson askerleri için inşa edilen Kibatos Kalesi olduğunu savunmaktadır. Latin kroniklerinde Civetot, Anna Komnena'nın eserlerinde ise Kibatos olarak geçen bu yapı, konuyu araştıranların güncelliğini koruyan tartışma konularından biridir.
Nikomedia'da Hristiyan Zulmü – Kronoloji
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 23 Şubat 303 | Nikomedia'daki kilisenin yıkılması; Terminalia paganı bayramı |
| 24 Şubat 303 | Hristiyanlara Karşı Birinci Ferman'ın yayımlanması |
| Şubat–Mart 303 | Eutius adlı Hristiyan'ın fermana itiraz edip diri diri yakılması |
| Mart 303 | Saraydaki iki yangın; Hristiyanların suçlanması |
| Mart–Nisan 303 | Saray hadımlarının ve diğer Hristiyanların idamı |
| 303 | Aziz Georgios'un şehadet ettiği rivayet edilmektedir |
| 23 Nisan 303 | Hristiyanlara Karşı İkinci Ferman: din adamlarının tutuklanması |
| 304 | Noel günü kilisedeki 20.000 şehit (geleneksel rivayet) |
| 305 | Aziz Panteleimon'un şehadet etmesi; Diocletianus'un Nikomedia'da tahttan çekilmesi |
| 306 | Aziz Adrian'ın şehadet etmesi |
| 311 | Galerius'un Nikomedia'da çıkardığı Hoşgörü Fermanı |
| 313 | Milano Fermanı: Hristiyanlara tam din özgürlüğü tanınması |
Nikomedia'da Tarihî Yapılar
| Yapı | Dönem | Açıklama |
|---|---|---|
| Roma şehir surları | MS 3.–4. yy. | Diocletianus döneminde güçlendirilmiş uzun surlar |
| Demeter Tapınağı | Helenistik–Roma | Limanın üzerindeki tepede, kutsal avlusuyla birlikte |
| Augustus ve Roma Tapınağı | MÖ 29 | Kent meclisinin (koinon) merkezi |
| Su kemerleri | Helenistik–Roma | Şehre iki ya da üç hatla su sağlayan sistemler |
| Forum | Roma | Plinius'un mektuplarında sözü edilen şehir meydanı |
| Diocletianus Sarayı | MS 284–305 | Çukurbağ'da tespit edilen imparatorluk sarayı kompleksi |
| Cephanelik (Fabrica) | MS geç 3. yy. | Diocletianus tarafından inşa ettirilen silah fabrikası |
| Hipodrom | MS geç 3. yy. | Antik kaynaklarda sözü edilen, kesin yeri henüz saptanamamış yapı |
| Tiyatro | Roma | Kurtarma kazılarında kısmen gün yüzüne çıkmıştır |
| Nymphaeum | MS 2. yy. | İstanbul Caddesi'nde kalıntılar günümüze ulaşmıştır |
| Büyük Kilise (yıkılmış) | MS 3. yy. | Sarayın karşısındaki tepede yer alan; 303'te yıkılan kilise |
| Tepedeki kale | Ortaçağ | Bizans–Osmanlı dönemi savunma yapısı |
Bibliyografya
- Nikomedeia ve Hıristiyanlık - İlk beş yüzyıl, Zafer Duygu, Düşün Yayıncılık, 2018 ISBN 978-605-9304-68-9
- Tuna Şare Ağtürk, The Painted Tetrarchic Reliefs of Nicomedia, 2022.
- W.L. MacDonald, "Nicomedia NW Turkey", Princeton Encyclopedia of Classical Sites, Princeton University Press, 1976.
- Getzel M. Cohen, The Hellenistic Settlements in Europe, the Islands, and Asia Minor, University of California Press, 1995. ISBN 0-520-08329-6.
- Alexander Kazhdan (ed.), Oxford Dictionary of Byzantium, Oxford University Press, 1991. ISBN 978-0-19-504652-6.
- Timothy D. Barnes, Constantine & Eusebius, Harvard University Press, 1981.
- Patricia Southern, The Roman Empire: From Severus to Constantine, Routledge, 2001.
- Demetrius Kiminas, The Ecumenical Patriarchate, Wildside Press, 2009. ISBN 978-1-4344-5876-6.
- Plinius Minor, Epistulae, (Özellikle 10. kitap, Traianus'a mektuplar).
- Ammianus Marcellinus, Res Gestae, 17.7.1–8.
- Lactantius, De Mortibus Persecutorum.
- Tuna Şare Ağtürk ve Serkan Gedük, "The Magnificent Imperial Complex of Ancient Nicomedia", Current Archaeology.
- American Journal of Archaeology, 122.3 (Temmuz 2018), s. 411–426 (Çukurbağ kabartmaları üzerine makale).
- Cornelius Nepos, Vita Hannibalis.
- Plutarch, Flamininus, 20.
- Philip A. Stadter, Arrian of Nicomedia, University of North Carolina Press, 1980.
Kaynakça
- ^ Guide to Greece By Pausanias, Peter Levi (ed.), Harmondsworth: Penguin, 1971, s. 232. ISBN 0-14-044225-1
- ^ W.L. MacDonald, "Nicomedia NW Turkey", Princeton Encyclopedia of Classical Sites, Princeton University Press, 1976.
- ^ Strabo, Geographica, 12.4.2.
- ^ Peter Levi (ed.), Guide to Greece By Pausanias, Harmondsworth: Penguin, 1971, s. 232. ISBN 0-14-044225-1
- ^ Getzel M. Cohen, The Hellenistic Settlements in Europe, the Islands, and Asia Minor, Berkeley: University of California Press, 1995, s. 400. ISBN 0-520-08329-6
- ^ Getzel M. Cohen, The Hellenistic Settlements in Europe, the Islands, and Asia Minor, s. 400.
- ^ Eusebius'tan aktaran: Getzel M. Cohen, a.g.e., s. 400.
- ^ Strabo, Geographica, 12.4.2; Memnon, Bithynica, 20.1.
- ^ Ancient-History-Sites.com, "Nicomedes I of Bithynia", erişim: 2024.
- ^ EBSCO Research, "Nicomedia", History Research Starters.
- ^ Livy, History of Rome; ayrıca bkz. Strabo, 12.4.2.
- ^ Cassius Dio, Roman History, 51.20.7.
- ^ Plinius Minor, Epistulae, 10.33, 10.37–38, 10.49.
- ^ Plinius Minor, Epistulae, 10.38.
- ^ EBSCO Research, "Nicomedia", History Research Starters.
- ^ EBSCO Research, "Nicomedia", History Research Starters.
- ^ Dio Chrysostomus, Oratio, 38.
- ^ Patricia Southern, The Roman Empire: From Severus to Constantine, London: Routledge, 2001, s. 168.
- ^ W.L. MacDonald, Princeton Encyclopedia of Classical Sites, 1976.
- ^ Lactantius, De Mortibus Persecutorum, 7.8–10.
- ^ Timothy D. Barnes, Constantine & Eusebius, Cambridge: Harvard University Press, 1981, s. 22.
- ^ Diocletianic Persecution, Wikipedia; Lactantius, De Mortibus Persecutorum.
- ^ Diocletianic Persecution, Wikipedia.
- ^ Patricia Southern, The Roman Empire: From Severus to Constantine, s. 168.
- ^ Martyrs of Nicomedia, Wikipedia; Regnum Christi, "The Martyrs of Nicomedia".
- ^ Eusebius, Historia Ecclesiastica; List of Christians Martyred During the Reign of Diocletian, Wikipedia.
- ^ C. Texier, Asie mineure, Paris, 1839; V. Cuenet, Turquie d'Asie, Paris, 1894.
- ^ Ammianus Marcellinus, Res Gestae, 17.7.1–8.
- ^ Demetrius Kiminas, The Ecumenical Patriarchate, Wildside Press, 2009, s. 79. ISBN 978-1-4344-5876-6.
- ^ Libanius, Orations, 61.7.18.
- ^ David Turner, "The Politics of Despair: The Plague of 746–747 and Iconoclasm in the Byzantine Empire", Annual of the British School at Athens, 85 (1990), s. 428.
- ^ Oxford Dictionary of Byzantium, ed. Alexander Kazhdan, Oxford University Press, 1991, s. 1483–1484. ISBN 978-0-19-504652-6.
- ^ Oxford Dictionary of Byzantium, s. 1483–1484.
- ^ Geoffrey de Villehardouin, trans. M. R. B. Shaw, Joinville and Villehardouin: Chronicles of the Crusades, London: Penguin, 1963, s. 147, 154–156.
- ^ Oxford Dictionary of Byzantium, s. 1483–1484.
- ^ Cornelius Nepos, Vita Hannibalis; Plutarch, Flamininus, 20; Livy, xxxix.51.
- ^ Cornelius Nepos, Vita Hannibalis, 10–11.
- ^ Plutarch, Flamininus, 20; Cornelius Nepos, Vita Hannibalis, 12.
- ^ Britannica, "Hannibal – Exile and Death"; Cornelius Nepos, Vita Hannibalis, 13.
- ^ Appian, Syriake, 11; Plutarch, Flamininus, 20.
- ^ Britannica, "Arrian"; Arrian, Wikipedia, erişim: Nisan 2026.
- ^ World History Encyclopedia, "Arrian"; Livius.org, "Arrian".
- ^ Encyclopaedia Iranica, "Arrian"; Acearchive.org, "Arrian".
- ^ Goodreads, "Arrian"; Livius.org, "Arrian".
- ^ Libanius, Orations, 61.7.18.
- ^ Plinius Minor, Epistulae, 10.37–38.
- ^ W.L. MacDonald, Princeton Encyclopedia of Classical Sites, 1976.
- ^ Cassius Dio, Roman History, 51.20.7.
- ^ Plinius Minor, Epistulae, 10.33.
- ^ Plinius Minor, Epistulae, 10.33.
- ^ Cassius Dio, Roman History, 73.12.2.
- ^ Plinius Minor, Epistulae, 10.49.
- ^ W.L. MacDonald, Princeton Encyclopedia of Classical Sites, 1976.
- ^ Hürriyet Daily News, "Ancient underground city in izmit excites archaeology world", 4 Mart 2016.
- ^ Antiquity Journal, "Painted reliefs from Nicomedia".
- ^ Bryn Mawr Classical Review, "The painted Tetrarchic reliefs of Nicomedia", 2024.
- ^ American Journal of Archaeology, 122.3 (2018), s. 411–426.
- ^ Hürriyet Daily News, 4 Mart 2016.
- ^ Encyclopedia.com, "Nicomedia".
- ^ Demetrius Kiminas, The Ecumenical Patriarchate, s. 79.
- ^ Encyclopedia.com, "Nicomedia".
- ^ Topostext.org, "Νικομήδεια", Princeton Encyclopedia of Classical Sites'tan alıntılayarak; Ammianus Marcellinus, 17.7.