Dede Korkut Kitabı, Oğuzların Bayındır Han çevresindeki toy düzenini, alp tipini ve kadın kahramanları kaydeder. Kopuz, sözün kutunu taşır. Metin hem destandır hem töre kitabıdır: ad koyma, toy, yağma, kan davası ve barış aynı anlatı evreninde durur.
Dresden ve Vatikan nüshaları boyları iki koldan günümüze getirir. Kazak, Türkmen, Azerbaycan ve Anadolu anlatıları aynı destan havzasının lehçeleridir. Salur Kazan, Bamsı Beyrek, Dirse Han oğlu Boğaç, Banu Çiçek ve Burla Hatun, Oğuz alp ve hatun tiplerinin bellek galerisidir.
Dede Korkut, ozan-kam kökenli bir bilge figürdür. Boyların başında dua eder, ad koyar, kopuz çalar. İslami katman metne sonradan işlemiştir; bu, metni “bozulma” değil, yaşayan geleneğin tarihî derinliği olarak okunmalıdır.
Oğuznâme geleneği (Reşideddin, Yazıcıoğlu, Ebulgazi) Dede Korkut’un arka planındaki şecere ve göç anlatısını taşır. Oğuz Kağan destanı ile Dede Korkut boyları, aynı ulusun mitik kurucu ve tarihî-destansı katmanlarıdır. Bayındır Han’ın toy’u, konfederasyon siyasetinin edebî sahnesidir.
UNESCO’nun Dede Korkut’u insanlığın somut olmayan mirası listesine alması, metnin yalnızca filolojik bir nesne olmadığını teyit eder. Yaşayan icra, aşıklık ve halk tiyatrosu bu bellekı sürdürmenin yollarıdır.
TürkAta maddesi, Dede Korkut’u hem akademik neşir hem halk icrası olarak sunar. Vakıf, kopuz ve boy anlatısını Türk kültürünü tanıtmanın canlı araçlarından sayar.